MEVLANA CELALEDDİN RUMİ

0 Comments

İsmim Celaleddin’di ama sonradan Mevlana ve Rumi isimlerini eklediler. Yaşadığım şehirden yani Konya’dan çok uzaklarda Afganistan’da bulunan Horasan’a bağlı Belh Şehrinde 1207 yılında doğmuşum. İlk öğretmenim babam Bilginlerin Sulatanı unvanını almış olan Bahaeddin Veled’dir, annem ise Belh şehri emirinin kızı ( yöneticisi ) Mümine Hatun’dur.

Dünyanın en kötü yılları yaşanıyordu. Moğol Ordusu tüm dünyada akla hayale gelmeyecek zulüm ve işkenceler yaparak ilerliyor Afganistan’a doğru yaklaşıyordu. Babamın kararıyla tüm aile eşyalarımızı toplayıp göç etmeye karar verdik. Nişabur, Bağdat ve Kufe şehirlerine uğrayarak Mekke’ye gidip hac ibadetimizi yaptık; dönüşte Şam üzerinden Malatya, Kayseri ve Niğde’den sonra Karmana geldik. Karamanda yedi yıl yaşadık ve ilk evliliğimi burada Gevher Hatunla yaptım. Mutlu bir evliliğim oldu eşim ölene kadar. Uzun yıllar sonra Kerra Hatunla evlendim.

Dönemin Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat Sultanların Efendisi Bahaeddin Veledi ( babamı ) edebiyat ve bilimin merkezi haline gelen başkent Konya’ya davet etti. Bunun üzerine ailecek yola çıktık. Konya’da sultan bizi törenlerle karşıladı ve İplikçi Medresesine yerleştirdi.

Babam 1231 yılında vefaat edince mezarı sarayın gül bahçesine defnedildi. ( Bu gün ki müzenin olduğu yer. ) Babamın tüm öğrenci ve sevenleri beni tek varis görüp etrafıma toplandılar ve vaazları ben vermeye başladım. Her vaazımda medrese dolup taşıyor etrafında çok sevilip sayılıyordum. Ama benimde sevip saygı duyduğum Şems-i Tebrizi adında bir derviş oldu. Allah’ın güzelliklerini İslam’ın inceliklerini onda gördüm. Şems-i Tebrizi’nin aniden ölüşü beni derinden etkiledi, hayatım altüst oldu.

Mevlana ( Efendimiz anlamında) Celalettin Rumi ( Anadolu’da yaşayanlara verilen bir isim) 17 Aralık 1273 yılında vefaat etmiştir. Cenaze namazını vasiyeti üzerine Sadrettin Konevi kıldıracaktı fakat ölüm acısıyla bayıldı ve Kadı Siracettin kıldırdı. Mevlana günümüzde Dünyanın her yerinde sevgi saygıyla anılırken Mesnevi adlı eseri bir çok dile çevrilmiştir. Her yıl Konya’da bulanan türbesinde 17 Aralık’ta düzenlenen etkinliklerle anılıyor.

Ölüm günüme şiirlerimde Şeb-i Aruz ( düğün gecesi, mutlu kavuşma) diyordum çünkü Allah’a kavuşacağım. Hayatımı “ Hamdım, piştim, yandım.” Diye özetleyebilirim.

En bilinin sözlerimden biri “ Gel ne olursan ol gel … “ ile veda ediyorum.

İndirmek için tıklayınız.

sıradan dersler

Categories:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir