ÖMRÜ SEYAHATLE GEÇEN EVLİYA ÇELEBİ

0 Comments

Asıl adımı kimse bilmese de herkes beni lakabım olan Evliya Çelebi olarak tanır. 25 Mart 1611 tarihinde İstanbul Unkapanın’da doğdum. Babam Derviş Mehmet Zılli Efendi çok becerikli bir işleme ustası ve sarayın kuyumcu başıdır. İstanbul’un önemli birçok yerinde onun işlemelerini görebilirsiniz. Annem sadrazam Melek Ahmet Paşa’nın akrabasıdır. Dede Tarafından büyük din alimi, gönüllerin mimarı Ahmet Yesevi’nin soyundan geliriz.

İlk eğitimimi evde aldıktan sonra dört yıl medresede eğitim gördüm. Karan-ı Kerimi ezberledim, güzel bir sesim olduğu için musiki eğitimi aldım. Eğitimime Enderun’da devam ettim. Babamdan hattatlık (güzel yazı sanatı), tezhip (düzenlemek) ve nakış dersleri aldım. Enderundan sonra sipahi ocağına ( askeri birlik ) katıldım. Çok iyi cirit oynar, kılıç kalkan kullanırım. Padişahımız 4. Murat’ın birkaç defa huzuruna çıktım, benim şakacı hoş sözlü biri olduğumu fark edince çoğu zaman beni sohbete çağırırdı. Onu eğlendirecek hoşça vakit geçirecek olay ve hikayeler anlatırdım.

İlk kez babamdan ve arkadaşlarından duyduğum seyahat maceralarıyla içimde engel olamadığım bir gözlem ve merak ateşi yanmaya başladı. Ama bu merakın asıl nedeni size anlatayım “19 Ağustos 1630 tarihinde muharrem ayının aşure gecesinde rüyamda peygamber efendimizi görünce heyecandan şefaat ya Resulallah diyeceğime, seyahat ya Resulallah dedim. O günden sonra gezmek kaderim oldu.”

devamını okumak için tıklayınız

sıradan dersler

Categories:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir