TAŞI MÜCEVHERE DÖNÜŞTÜREN MİMAR SİNAN

0 Comments

Adım Sinan, Koca Sinan da derler ama asıl Mimar Sinan olarak bilinirim. Kesin olarak bilinmese de 1491- 1499 yılları arasında Kayseri’nin Ağırnas Köyünde ( Anıtkabir’in yapımında bu köyden taş ustaları da görev almıştır.) doğdum. Kayseri’de o yıllarda her türlü milletten ve dinden insanlar yaşardı. Babamın adı Abdülmennan, dedemin adı ise dülger (marangoz demektir) Yusuf’tur. (Son dönemlerde yapılan açıklamalara göre Mimar Sinan’ın etnik kökeninin Karamanlı Türklerden olduğu ve Müslüman bir çevrede yaşadığı söylenmektedir. Devşirme sitemi Balkanlar’da yaygın olarak uygulandığı, Anadolu’da yeni yeni uygulanmaya başladığı görülüyor. Bu sistemin ilk aşaması çocukların Müslüman bir aile yanında İslamiyet’i öğrenmesidir. Mimar Sinan bu aşamayı yaşamamıştır. Kısaca hangi millet veya dine mensup olarak dünyaya geldiği bilinmese de Türk İslam Dünyasında çok büyük bir şahsiyet olarak ölmüştür.)

Osmanlı Devleti’nin en parlak döneminde yaşadım. Köyümüze gelen devlet görevlileri yeniçeri ocağı için asker toplarlarken beni fark ettiler. Bendeki yeteneği anlayan görevliler ilk defa bir istisna yapıp yirmi yaşındayken (Normal yaş sekiz ve on beş yaş aralığıdır.) Beni aldılar. Acemi Oğlanlar Ocağında devşirilen çocuklar yeteneklerine göre eğitimlere alınır her türlü bilgi ile donatılırdı. Askeri ve mimari alanda devrin en önemli mimarlarından eğitimler aldım.

1521 yılında yeni çeri ocağına asker olarak katıldım. Padişahımız Yavuz Sultan Selim ile Mısır seferine katıldım. Daha sonra ordu ile o dönemdeki bütün seferlerde görev aldım. Gittiğimiz her şehirde her türlü mimari yapıyı incelemeye fırsat buldum, bir gün onlardan daha iyisini yapabilmek için Allah’a dualar ettim. 1539 yılında Mimar başı Acem Ali’nin ölmesi üzerine yeni baş mimarlık görevi kırk sekiz yaşında iken bana emanet edildi.

Devamı için tıklayınız.

sıradan dersler

Categories:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir